+90 216 390 92 43

Sosyal Medyada Biz}

KARACİĞER YAĞLANMASI VE BESLENME

Karaciğer yağlanması özellikle erkeklerde sıkça rastlanan ve asla ihmal edilmemesi gereken önemli bir sağlık problemidir. Hangi cinsiyette olursa olsun karaciğer yağlanması sağlık problemlerine davetiye çıkarabilir. Karaciğer yağlanması karaciğerin kendini koruma amaçlı oluşturduğu yağ bezleridir. Yağlanmaya iltihap/yangı eşlik ederse bu durum önce karaciğer hücre harabiyetine (nekroz), sonra fibroza ve oradan da siroza ilerler.

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Gördüğü fonksiyonlar nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir. Protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler ve ilaçların vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Tıp dilinde hepatosteatoz olarak adlandırılan “karaciğer yağlanması” ise karaciğer hücrelerinde aşırı yağ birikmesi anlamına gelir.

Ülkemizde her beş yetişkinden birinde görülen karaciğer yağlanması, ciddi bir sağlık sorunu. Amerikan Karaciğer Vakfı, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 25’inde, obezlerin de yüzde 75’inde karaciğer yağlanması olduğunu söylüyor. Karaciğerin, çeşitli nedenlerle zedelenmeye karşı göstermiş olduğu bir tepkidir..

Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak  önemlisi de mutlaka bu konuda uzman olan bir
diyetisyene başvurmaktır. Bu değişikliklerden bazıları ise
aşağıdaki gibidir:

  • Yapılması gereken önemli şey özellikle beslenme şeklini değiştirmek ve kilosu fazla olanların kilo vermesi olacaktır.
  • Alkol tüketilmemelidir.
  • Karaciğerin yükünü azaltmak için doğal besinler tercih edilmelidir, katkı maddelerinden uzak durulmalıdır.
  • Sebze ve meyve gibi lifli besinlerin tüketimi arttırılmalıdır, özellikle enginar ve kereviz tercih edilmelidir. (Enginarın en büyük özelliği karaciğeri temizlemesinin yanı sıra safranın kolay akışını sağlamasıdır.)
  • Şarküteri ürünlerinden (sosis, salam, sucuk gibi) ve sakatatlardan uzak durulmalıdır.
  • Kuruyemişlerin aşırı tüketimi ve kızartılmış ürünlerden uzak durulmalıdır.
  • Yoğun karbonhidrat ve basit şeker tüketimi azaltılmalıdır.
  • Düzenli olarak spor yapmak hayatın bir parçası haline gelmelidir
  • Gereksiz ilaç kullanmayın (değişik kimyasal maddeler karaciğerinize zararlı olabilir).
  • Doktorunuzun önerisi dışında ilaçları karıştırmayın (bazıları birlikte alındığında karaciğerinize hasar verebilir).
  • İnternette satılan ilaçları kullanmayın. 
  • Nefesle aldığınız maddeler de karaciğeriniz tarafından zararsız hale getirilir. Böcek ilaçları, boya spreyleri vb. de solunum yolu
    ile vücudunuza girip karaciğerinize zarar verebilir. Bu gibi maddeleri solumamaya özen gösterin.
  • Omega 3 tüketin. Omega-3 denince akla genelde kalp sağlığı ile güçlü hafıza gelir ancak depresyon tedavisinden diyabete, hatta karaciğer sağlığına kadar pek çok olumlu etkiye sahiptir. Omega-3 yağ asitlerinin metabolik etkileri ile ilgili yapılan bir çalışma, bu bileşiklerin daha önce düşünüldüğünden çok daha büyük faydalar sunabileceğini, karaciğer yağlanması hastalığının önlenmesinde önemli bir etkisinin olabileceğini gösteriyor.
  • Günde bir fincan kahve tüketebilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre, kafein, karaciğer yağlanmasına iyi geliyor. Araştırmada her gün kahve içenlerde içmeyenlere oranla daha az yağlı karaciğer hastalığı görüldüğü ortaya çıkmış.

YAŞAM BİÇİMİ DEĞİŞTİRİLMELİ
Karaciğer yağlanması olan hastalarda ortak özellikler genellikle kötü beslenme, şişmanlık ve hareketsiz yaşam tarzı. Ayrıca bu hastalık, insülin direnci, yüksek tansiyon ve tip 2 diyabetle yakın arkadaş. Araştırmalar, yaşam biçimini, beslenme biçimini değiştiren ve kilo veren pek çok kişide yağlanmanın azaldığını gösteriyor.

26 Nisan 2019
251 kez görüntülendi