+90 216 390 92 43

Sosyal Medyada Biz}

Bedenimizin En iyi Dostu Probiyotikler

BEDENİMİZİN

 EN İYİ DOSTU PROBİYOTİKLER

Probiyotik mikroorganizmalar, ürettikleri maddeler yardımıyla gıdaların sindirimine, vitamin üretimine ve zararlı mikroorganizmaların neden olduğu hastalıkların önlenmesine yardımcı olarak doğal bağırsak florasının dengesini korumaktadır.

Probiyotiklerin insan sağlığı üzerine etkileri farklılık gösterebilmektedir. Tüketilen probiyotik türüne ve tüketen bireyin bağırsak mikroflorası ve metabolik durumuna göre değişiklikler gözlenebilir. Probiyotiklerin yararlı etkilerinin ortaya çıkabilmesi için bağırsaklara yeterli sayıda ulaşmalarıda gerekmektedir.

Probiyotik bakteriler bağırsak mikroflorasının doğal üyeleridir. Bağırsak epitellerine kolonize olarak patojen bakterilerin yerleşmesini engelleyebilirler.

Probiyotikler immün sistemin uyarılması ve inflamasyonun azaltılmasını sağlamaktadırlar. Probiyotikler, antikor üretimini arttırarak, immün sistem üzerindeki etkilerini göstermektedir.

Probiyotiklerin önleyici ve/veya tedavi edici olarak kullanıldığı hastalıkların başında inflamatuar bağırsak hastalıkları (IBD) gelmektedir. Kronik, tekrarlayabilen ve çeşitli faktörlere bağlı olan IBD, sindirim sistemi boyunca bağışıklık sisteminin düzensiz ve aşırı yanıt vermesiyle inflamasyon oluşması nedeniyle görülen bir hastalıktır.

Probiyotiklerin tedavi yardımcısı olarak kullanıldığı başka bir sağlık problemi ishaldir. Antibiyotik kullanımı, patojen bakteriler ve virüsler bağırsak mikroflorasının değişmesine sebep olarak ishal olunmasına neden olabilir. Akut, antibiyotik kaynaklı ve seyahat ishali çeşitlerinin hepsinde probiyotik tüketiminin olumlu sonuçlar verdiği bilinmektedir.

Probiyotik tüketimi, kolon kanseri riskini ve tümörlerini azaltıcı etki gösterir. Probiyotiklerin ürettikleri anti-kanserojenik ve anti-mutajenik maddelerle tümör oluşumu ve kanser riski azalır.

Probiyotik mikroorganizmaların insan sağlığına ve tedavisine katkıda bulunduğu diğer rahatsızlıklar; karaciğer, ağız-diş sağlığı, ürogenital sistem hastalıkları, konstipasyon, laktoz intoleransı, allerji, romatoid artrit, HIV, Helicobacter pylori enfeksiyonları, astım, çölyak hastalığı, yüksek kolesterol ve antibiyotik kullanımının yol açtığı bağırsak rahatsızlıklarıdır.

Probiyotikler, iştah kontrolünde ve vücut ağırlığının düzenlenmesinde de rol oynar.

Probiyotikler bağırsak pH’sını düşürerek, patojen mikroorganizmaların üremelerine engel olmaktadırlar.

Sağlıklı kişilerin bağırsak florasında probiyotik bakterilerin sayısı zaman içerisinde sabitleşmekte; ancak günlük yaşamın getirdiği antibiyotik kullanımı, stres, sinirsel yorgunluk, dengesiz beslenme, fazla alkol alımı, hastalık ve bağırsak ameliyatları gibi sonuçlar, bu bakterilerin azalmasına neden olur. Bunun sonucunda bağırsaklarda enterik bakteriler çoğalır ve enterik rahatsızlıklar ortaya çıkar.

İnsan sağlığı üzerinde sindirim sisteminde bulunan mikrofloranın çok önemli bir rolü bulunmaktadır. Gıdalar probiyotiklerle fonksiyonel hale getirilebilir. Fermente süt ürünleri, turşu, çiğ sucuk, ekmek, bira, şarap, kımız ve kefir probiyotiklerden zengin gıda maddeleridir.

Sağlıklı bir yaşam için beslenmede öncelikle doğal probiyotiklere yer verilmelidir. Ancak gerekli görüldüğü durumlarda, yapay probiyotikler özellikle bağırsak hastalıklarında yoğun bir şekilde kullanılması faydalı etkiler gösterir.

Probiyotik gıdaların ilaç olmadığı ve tüketimine başlandığında ara verilmemesi gerektiği, aksi halde bağırsak florasının kısa süre içinde eski haline döneceği unutulmamalıdır.

Stj. Dyt. Gözde Rümeysa Şallı

Uzm.Dyt Burcu Şen

 

27 Eylül 2020
92 kez görüntülendi