+90 216 390 92 43

Sosyal Medyada Biz}

Popüler Diyetler Ve Sonraki Süreç

Popüler Diyetler Ve Sonraki Süreç

 

Diyet parmak izi gibidir, kişiden kişiye değişiklik gösterir. Sağlıklı zayıflama, uzman desteği alınarak ve kişiye özel, haftalık yapılan vücut analiz ölçümü değerlendirilmesine göre yazılan beslenme programlarını içermelidir. Yaş, cinsiyet, yaşam tarzı ve kişinin davranış şekli en önemli noktaları oluşturmaktadır. Hangi tip hastaya hangi diyet uygulanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Son  dönemlerde  obezitenin  artmasıyla  birlikte  zayıflamak  için  birçok  diyet  modeli  gündeme gelmiş ve popüler olmuştur.

 

Popüler diyetlerde belli besinlere ağırlık verildiğinden yasaklanan besinlere karşı aşırı istek oluşur ve diyet sonrasında bu besinlere hücum edilince kilo alınır. Kısa zamanda zayıflatmayı vaat eden diyetler, insanları egzersizden uzaklaştırdığı için zaman içinde kilo almaya neden olmaktadır. Yeme bozukluklarına yol açabildiğinden dolayı uygulanmaması gereken yanlış diyetlerdir.

Kısa dönemde popüler diyetlerle sağlanan kilo kaybı uzun dönemde birçok sağlık problemlerine neden olmaktadır ve verilen kilolar uzun dönemde geri alınmaktadır.

Bu diyetler arasında en popüler olanı düşük karbonhidrat-yüksek proteinli zayıflama diyetleridir. Düşük karbonhidratlı diyetlerin meyve, sebze ve diyet lifi tüketimi azaltıldığı için antioksidan yetersizliği ortaya çıkar. Bu durumda uzun dönemde kanser riski artabilir. Kısa süreli yüksek protein diyeti uygulamasında karaciğer ve böbrek dokularında yapısal hasarlar yaşla birlikte artarak devam edebilir. Düşük karbonhidratlı diyetlerin ruh hali ve bilişsel fonksiyon üzerinde uzun dönem etkileri olumsuz olabilir.

Düşük karbonhidratlı diyetlerdeki hızlı kilo kaybı vücut suyunun azalmasına bağlıdır, birkaç gün sonra ya da diyet bırakıldığında bu kilo geri alınır. Ya da verilen kilolar uzun dönemde kas kaybı oluşturur. Fakat dengeli ve sağlıklı beslenmede asıl istenen yağdan kilo verilmesidir.

Düşük karbonhidratlı diyetler, gastrointestinal problemler, kan şekeri düşmesi, baş dönmesi, baş ağrısı, uykusuzluk, bulantı, susama, güçsüzlük ve yorgunluk gibi yan etkiler gösterebilir.

Düşük karbonhidratlı ya da çok düşük karbonhidratlı diyetlerde karbonhidrat alımı <20 g düştüğünde bu durum ketojenik diyetler olarak tanımlanır ve keton cisimleri oluşur.

Ketojenik diyet, açlık sırasında karbonhidratların yerine yağların yakılması için vücudu uyarır ve keton cisimlerinin kanda artmasına, kanın PH’sının düşmesine ve ilerleyen süreçte ketoasidoza bağlı kan basıncında aşırı düşme, şok ve bilinç kaybı gibi olumsuz durumlara neden olmaktadır.

Bazı diğer popüler diyetler; Dukan Diyeti, Hollywood Diyeti, İsveç Diyeti, Akdeniz Diyeti, Kan Grubuna Göre Diyet, Glutensiz Diyet, Alkali Diyet ve daha fazlası olarak sayılabilir.

Sağlıklı ve yeterli beslenme tarzına en çok uyan popüler diyet Akdeniz diyetidir. Akdeniz diyeti; sağlık durumunun iyileştirilmesinin yanı sıra kanser, metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalıklar, tip 2 diyabet, bulaşıcı olmayan hastalıkların morbidite ve mortalite hızının azalmasında etkilidir.

Besinlerin sindirimiyle oluşan metabolitler, metabolizmayıı  etkilemektedir. Dolayısıyla diyette yapılan bir değişiklik sadece 24 saatte  mikrobiyatayı  değiştirmektedir.  Diyet  değişimlerinin  neden  olduğu kısa süreli değişikliklerin yanı sıra, bağırsak  mikrobiyotası üzerine  alışılmış  diyetin  uzun  vadeli  sonuçları  bulunmaktadır.

Örneğin çölyak hastası veya glüten intoleransı olmayan sağlıklı  birey bir  aydan  uzun  süre  uygulanan  glutensiz  diyetin  bağırsak  için  faydalı  bakteri  popülasyonunda  azalmaya  neden  olur.

Yanlış diyet bağırsak mikrobiyotasını etkilemesinin yanı sıra insan sağlığını etkiler  ve kronik hastalıkları ortaya çıkarabilir. Bireye özgü enerji ve besin  ögesi gereksinmelerini karşılayacak yeterli ve dengeli  beslenme sağlığın korunmasında oldukça önemlidir.

 

Stj. Dyt. Gözde Rümeysa Şallı

Uzm.Dyt Burcu Şen

 

27 Eylül 2020
54 kez görüntülendi