+90 216 390 92 43

Sosyal Medyada Biz}

SAĞLIKLI TABAKLAR, SAĞLIKLI CİLTLER

SAĞLIKLI TABAKLAR, SAĞLIKLI CİLTLER

Bireyin hormonal ve genetik yapısından sonra beslenme tarzı, akne oluşumunda en önemli etkendir. Bu duruma neden olarak diyetin deride sebum salgı miktarının ve içeriğinin değişmesi gerekmektedir. Beslenme tarzı deri sebum salgı miktarını ve içeriğini değiştirir.

Yağsız süt tüketimi sebum üretimini arttırmaktadır. Bu durum akne oluşumuna neden olur. Tam yağlı sütten ziyade yağsız süt ile akne gelişimi arasında bir ilişki vardır. Nedeni ise yağsız sütün hormonal bileşenler içermesi veya endojen hormonları etkileyen faktörleri yeterli miktarda içermesidir. Laktoferrinden zengin fermente süt, antiinflamatuvar etkisinden dolayı akne şiddetini azaltır.

 

Yeşil çay kaynaklı bitki sterolleri ve içinde bulunan kateşin akne tedavisinde olumlu etkiler gösterir, cilde yararlı etkiler sağlar.

 

Yüksek glisemik indeksli diyet hiperinsülinemiye neden olabilir ve hiperinsülinemi androjen sentezini, androjenler ise sebum üretimini artırır.

Androjen artışına bağlı olarak akne oluşumu artmaktadır.

Glisemik indeksin yanı sıra akne şikayeti olan bireylerin diyetlerinde enerjinin karbonhidrattan gelen yüzdesi akne lezyonlarını etkiler. Diyet enerjisinin karbonhidrattan gelen yüzdesinin %45’den daha az olması akne lezyonlarını azaltır.

 

Elzem yağ asitleri doğrudan hücre yapısına ve dolayısıyla cilt yapısına katılmaktadır. Ciltleri kuru ve inflamasyona eğilimli kişilerde siyah ve beyaz noktalara rastlanır. Bu durum

elzem yağ asitleri yetersizliğine bağlanabilir. Elzem yağ asitlerinin yetersiz tüketiminin ciltte yetersiz sebum üretimine yol açtığı bilinmektedir.

 

Beslenme de doymuş yağ asit alımı akne oluşumunu etkiler. Doymuş yağ asit oranı düşük bir diyet androjen konsantrasyonunu azaltacağından dolayı akne oluşumu da azalacaktır.

 

Diyetle alınan omega-6 alımının artışı inflamasyonu tetikler. Bu durum inflamatuvar akne lezyonları ile ilişkilendirilirken diyetle omega-3 alımının artışı inflamatuvar reaksiyonları engellemektedir. Bundan dolayı diyetle alınan omega-6 yağ asidi alımı azaltılmalı, omega-3 yağ asidi alımı arttırılmalı ve sonucunda akne oluşumu azalmalı.

Yapılan çalışmalara göre akne şikayeti olan bireylerin beslenme düzeninde yağ içeriği yüksek besinler, özellikle kızartma tekniği ile pişirilmiş besinler tercih edildiği görülmüştür.

 

Akne şikâyeti olan bireylerin kan plazmasında A vitamini, E vitamini, selenyum ve çinko konsantrasyonları sağlıklı bireylere göre önemli ölçüde düşüktür.

A vitamini yetersizliği deride kuruma, deri lezyon oluşumuna ve çatlaklara yol açabiliyor. Egzama ve sedef hastalığında A vitamini takviyesi oldukça büyük önem taşır.

Çinko cilt sağlığı ve görünümü, insan derisinin gelişimi, cilt yağ bezi işleyişi, yara iyileşmesi, deri inflamasyonu kontrolü ve cilt hücrelerinin yenilenmesi için gerekli olan önemli bir mineraldir.

Şiddetli aknede A ve E vitaminleri ile çinko, selenyum kullanımı tedaviyi destekleyici etkiler gösterebilmektedir.

A vitamininden zengin besinler olarak; yumurta, tam yağlı süt, havuç, lahana, ıspanak, brokoli, yulaf ezmesi. E vitamininden zengin besinler olarak; Bitkisel yağlar, tahıl taneleri, yağlı tohumlar, soya, yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller. Çinkodan zengin besinler olarak; karides, balık, istiridye, buğday tohumu, et, ayçiçeği çekirdeği, kabak çekirdeği, ceviz, badem, süt, yumurta. Selenyumdan zengin besinler olarak; brezilya cevizi, balık, sığır, hindi, tavuk etleri, süzme peynir gibi besinler diyete eklenmelidir.

Besinlerin yanında devam eden yetersizlik ile birlikte suplementasyon tercih edilebilir.

Akne şikayeti olan bireylere yağsız süt kısıtlaması yapılabilmeli ve yeşil çay tüketimi desteklenmelidir.

Karbonhidrat miktarı günlük enerjinin %45-50 yi geçmemeli ve düşük glisemik indeks-glisemik yüklü besinlerin tüketimi önemlidir.

Besinlerin yağ içeriğine, elzem yağ asitlerinin alım düzeyine dikkat etmek önemlidir.

Elzem yağ asidi; vücutta sentezlenmeyen dışarıdan alınması gereken yağ asitleridir. Bunlar; omega-3 ve omega-6 yağ asitleridir. Omega-6/omega-3 dengesi 4:1 oranında olmalıdır.

En iyi omega-3 kaynağı balıktır. Balık deri yangısı ve cilt kuruluğu, egzama, sedef gibi deri hastalıklarının tedavisinde tedavi edicidir.

Balıkta bulunan omega-3 yağ asidi serbest radikallere karşı savaşarak hücrelerin yaşlanmasını önler, hücreleri yenileyerek cildi güzelleştirir.

Stj. Dyt. Gözde Rümeysa Şallı
Uzm.Dyt Burcu Şen

 

 

24 Eylül 2020
44 kez görüntülendi